EĞİTMEN HAKKINDA

Tuba Özçakmak, 12 yıldır yemek fotoğrafçılığı ve food styling alanında aktif olarak çalışan, 6 yıldır yüz yüze ve online eğitimler veren bir eğitmendir. Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı mezunudur. Mimarlık eğitiminin kazandırdığı tasarım disiplini, kompozisyon bilgisi ve mekânsal bakış açısı; bugün sahne kurulumlarının, görsel dilinin ve eğitim yaklaşımının temelini oluşturur.
Sektördeki profesyonel üretim süreci boyunca bilinen ve tanınan birçok marka için yemek stilistliği ve fotoğrafçılık yapmış; bu çalışmalarda yalnızca estetik değil, marka dili, sahne kurgusu ve görsel süreklilik üzerine odaklanmıştır. Edindiği bu saha deneyimi, eğitimlerinde aktardığı bilgilerin teorik değil, doğrudan uygulanabilir ve gerçek hayata karşılığı olan bir yapıya sahip olmasını sağlar.
Eğitmenliğin yanı sıra, yemek fotoğrafçılığı alanında kullanılan fotoğraf zeminleri üreten Paye Dükkan markasının ve birçok marka, içerik üreticisi ve profesyonele ev sahipliği yapan Kiralık Mutfak stüdyo yapısının kurucusudur. İstanbul’daki kendi stüdyosunda hem üretmeye hem de eğitim vermeye aktif olarak devam etmektedir.
Haliç ve Gedik Üniversitelerinde yürüttüğü derslerin müfredatını bizzat hazırlamış, akademik ortamda bilgi aktarımının nasıl daha sistemli ve kalıcı hale getirilebileceği üzerine çalışmıştır. Bugün sunduğu eğitim, yıllar içinde verilen dersler, atölyeler ve birebir eğitimler sırasında şekillenmiş; defalarca test edilmiş ve karşılığı alınmış bir sistemin sonucudur.
Tuba Özçakmak, bu eğitimi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil; uzun vadede geçerliliğini koruyacak, sürdürülebilir bir öğrenme modeli olarak kurgulamıştır. Eğitim içeriği, farklı uygulamalarla sürekli genişleyen, yeni trendler ve değişen üretim alışkanlıklarına göre güncellenecek dinamik bir yapıya sahiptir.
Neden Bu Eğitimi Tasarladı?
Yıllar boyunca verdiği yüz yüze ve online '' Yemek Fotoğrafçılığı ve Yemek Stilistliği'' eğitimlerde, öğrencilerin aynı noktalarda zorlandığını ve benzer sorularla süreci tıkadığını gözlemledi. En büyük sorun, bilgi eksikliği değil; bilgiyi nasıl uygulayacağını bilememekti. Bu eğitim, tam olarak bu kopukluğu ortadan kaldırmak için tasarlandı.
Eğitimin amacı, hazır ayarları ya da ezber teknikleri aktarmak değil; katılımcıların çekim sırasında doğru kararları verebilecek bir sistem kurmasını sağlamak. Işığın, sahnenin ve bakış açısının neden o şekilde kullanıldığını anlamadan ilerlemenin sürdürülebilir olmadığını savunur.
Mimarlık eğitiminin kazandırdığı tasarım prensiplerini, yemek fotoğrafçılığı ve sahne kurulumuna uyarlayarak; estetikten önce düşünme biçimini ele alan bir yapı oluşturdu. Bu sayede eğitim, trendler değişse bile geçerliliğini koruyan, geliştirilebilir ve yaşayan bir sistem haline geldi.
Bugün bu eğitim, tek seferlik bir kurs değil; üretim pratiği devam ettikçe büyüyen, yeni uygulamalar ve güncel ihtiyaçlara göre genişleyen sürdürülebilir bir öğrenme modeli olarak konumlanıyor.